02 Kasım 2009 Pazartesi

Ahenk 2.0: Kısa Kısa

Uzun bir süredir zamanımı alan en büyük iş, Kurumsal 2.0 ile birlikte görücüye çıkacak olan uzaktan yönetim sistemi Ahenk'in ikinci sürümü. Ahenk 2.0, zamanında, fazlasıyla MSB odaklı bir yazılım haline geldiğinden hiçbir Pardus sürümüne dahil etmediğimiz, sadece kaynak kodları (hep yaptığımız, ve hep yapacağımız gibi) SVN depolarında yayınladığımız ilk sürüm ile hemen hemen aynı özelliklerle piyasaya çıkacak.

Ahenk 2.0, ilk sürüme göre çok daha uzun bir ömre sahip olacak ve hayatını "dolu dolu" yaşayacak. İlk adımda planlanan özellik listesi şöyle:

  • Kullanıcı/grup yönetimi [2.0]
  • Paket güncellemeleri yönetimi [2.0]
  • Sistem servisleri yönetimi [2.0]
  • Paket yönetimi [2.1]
  • Güvenlik duvarı yönetimi [2.1]
  • Log yönetimi [2.1]

Ahenk 2.0 ile ilgili bir sonraki blog girdisinde uzaktan yönetim arabirimi Lider 2.0'ın ekran görüntülerine yer vereceğim, görüşmek üzere.

08 Eylül 2009 Salı

Combined Endeavor 2009

Etkinlik içeriğinin gizlilik seviyesi hakkında bilgi sahibi olmadığımdan, önceki yazımda Bosna-Hersek'te ne amaçla bulunduğumu yazmamış, sadece katıldığım etkinliğin adını vermekle yetinmiştim. Sıkı durun açıklıyorum: katılan ülkelerin ordularının, kullandıkları iletişim sistemlerin birlikte çalışma testlerini yaptığı Combined Endeavor 2009 tatbikatındayım, bir diğer Pardus geliştiricisi Ekin Meroğlu, farklı kurumlardan mühendisler ve TSK personeli ile.

CE 2009'a kendi sertifika otoritesi (kök SM dışında, elbette) ve tüm sunucu ve istemcilerinde Windows harici bir işletim sistemi kullanan tek ikinci (ABD'nin bazı sunucularında RedHat kullandığını sonradan öğrendik, teste katılan sunucularda hâlâ tekiz) ülke olarak hem havamızı atıyor, hem de sistemlerimizi farklı senaryo ve ortamlarda test ederek tecrübe kazanıyoruz. Bosna-Hersek'in ev sahipliği yaptığı, ABD Avrupa Komutanlığı'nın organize ettiği bu organizasyonda en farklı ülke olmak gurur verici olsa da, farklılıktan kaynaklanan problemler can sıkıcı bir hal alabiliyor. Internet Explorer için yazılmış bir JavaScript, ya da Outlook düşünülerek hazırlanmış bir test maddesi, test öncesi 30º sıcakta ülke ülke dolaşıp sorumluları ikna etmenizi gerektiriyor. Bana sorarsanız, bu da diğer testler gibi, yeşil renkli kocaman bir "GEÇTİ" işaretini hakediyor.

Etkinliğin ikinci haftasında PKI testleri yapılacak ve imzalama/şifreleme işlemleri Pardus üzerinde MA3 (Milli Açık Anahtar Altyapısı) kullanan akıllı kart AKIS ile yapılacak. Yerel ağda akıllı kart ile yapılan SSL testleri başarıyla geçiyor, resmi testlerden de başarıyla geçmeyi umuyoruz.

Ek: VPN testleri son güne ertelendi, kimlik denetimsiz ve PKI'lı tüm testler geçildi. Bundan sonra aynı testler farklı bölgelerdeki ülkelerle yapılacak. Hayat da yarısından sonra hep tekrar değil mi zaten?

02 Eylül 2009 Çarşamba

Aman bre deryalar...

Eylül'ün 18'ine kadar Banja_Luka'daki Combined Endeavor 2009 etkinliğindeyim. Uzun bir aradan sonra yine business casual (arada bir informal attire, ya da başka bir deyişle Suit Up!) giyinecek olmak zor gelse de (tamam, kabul ediyorum, takım elbiseleri seviyorum) keyfim yerinde.

30 Ağustos 2009 Pazar

Projeler

Üzerinde çalıştığım projeler hakkında haftada birkaç kez bir şeyler karalamaya çalışıyorum ama uzun süredir ekipteki herkes gibi aynı anda bir çok proje üzerinde çalıştığım ve her birine yaptığım katkı, hakkında blog yazamayacak kadar ufak olduğundan her "bloglama" çabam başarısızlıkla sonuçlanıyor. Kabul ediyorum, normal blog girdilerim birkaç kısa paragraftan oluşuyor; ancak ~20 cümlelik bir liste verip "bugün bunları yaptım" yazmak garip geliyor. Hastalıklar ve yazmaya çalışırken yaşanan diğer dış etkenler de bloglamayı baltalıyor, ortaya böyle kısa yazılarla dolu, seyrek yazılan bir "günlük" çıkıyor.

Geçtiğimiz haftanın yarısını hasta, önceki haftanın yarısını da şehir dışında görevde geçirince ortaya tek maddelik bir iş listesi çıktı. O da 2009 ilk dönem stajyeri Mete Bilgin ile NOAN'ı yayına hazır hale getirmemiz. NOAN, geliştiricilerin paket süreçlerini takip ve gerektiğinde sürece müdahale etmesini, kullanıcıların ise paketler hakkında bilgi almasını sağlayan bir web uygulaması. Arayüz cilalanıp parlatıldıktan sonra yayına alacağız.

Bir kez daha "umarım bu blog girdisi bir dönüm noktası olur da her gün yazmaya başlarım" diyeyim de tam olsun...

İstanbul'da

Ev ve iş arkadaşım Gökmen'in askere gitmesi, yaklaşık bir senedir oturduğum evden ve evin bulunduğu ortamdan kurtulmak için iyi bir fırsat olmuştu ve iki senedir ara sıra uğrayabildiğim İzmit'teki evime dönmüştüm. Pencereden baktığımda gördüğüm şu manzaraya rağmen, İzmit'e "Tatillerde görüşürüz" dedim ve İstanbul'da ev aramaya başladım. Öyle görünüyor ki, önümüzdeki ay sonu yeni evime yerleşmiş olacağım, iki Pardus geliştiricisi ile beraber...

Başlık, Pinhani'nin enfes şarkısından.

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Ne Zaman?

Kendilerini halkın efendisi sanan kurumlar, aslında halka hizmet için varolduklarını ne zaman anlayacak merak ediyorum.

Depremzedeler için para toplanır, para başka yere harcanır; halk duruma o kadar alışmıştır ki sesini çıkarmaz. Komşu ülkedeki bir diktatör, depremzedeler için toplu konut yaptırır, yetkililer bundan utanmadığı gibi, depremden birkaç sene sonra depremzedeleri evlerinden çıkarır ve evleri lojman haline getirir. Durumu protesto eden depremzedeler -görevleri halka hizmet olanların beğenmediği her toplu fiil sonrası olduğu gibi- itilir, kakılır, bazıları halkın kalanından geçici olarak izole edilir, bazıları çöpe atılır.

...

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Uslu Kentli

2 haftalık idari izin sonrası, daha (2 gün ayrı kaldığımda özlediğim) ofisimle hasret gideremeden, Ankara'nın yolunu tuttum; her zamanki gibi Deniz Kokusu'nu mırıldanarak. İstanbul'a İzmit'e dönüş kısmı hala seyahatin en güzel kısmı olsa da, seviyorum bu şehri garip bir şekilde. Akşam 8'e kadar, daha önce gitmediğim bir kurumda, en az ofisteki kadar yoğun çalışıp Atatürk Bulvarı'ndaki uzun bir yürüyüşün ardından Tübitak misafirhanesine gidiyorum. Yol üstünde biryerlerde yemek yiyor, kitap ya da müzik marketlere uğruyor, ya da farklı bir deyişle "hiçbir şey yapmadan" ertesi güne hazırlanıyorum. Sanırım buraya her geldiğimde, farkına varmadan bir "uslu kentli" oluyorum.

03 Mayıs 2009 Pazar

Yazamamak Üzerine

Uzun zamandır yazmıyorum, ama yazacak şey olmadığından değil. Bilakis, geçtiğimiz bir ay boyunca olanlar, önceki birkaç ayda olanların toplamından da fazlaydı. Buna rağmen 20 gün boyunca yazı yazmamamın sebebi; okuyucuları sıkmayacak, yapılanların küçümsenmemesini sağlayacak uzunlukta blog girdisi yazmaya çalıştığım her denemenin, "dur şu paketi 2009 deposuna alayım" ya da "şu hatayı düzelteyim" düşüncesiyle bölünmesi ve "daha sonra yazarım" dememin ardından uzunluğu sürekli değişen yapılacaklar listemin içinde kaybolmamdı.

Daha fazla ertelemenin anlamsız olduğunu ve ayda iki girdi yayınlanan sitenin de "günlük" olamayacağını düşünerek, "bu ay daha fazla yazı yazacağım" sözü ile ("gece sabahlayacağıma, şimdi yatarım; sabah dinç kafa ile kalkar çalışırım" sözü ile aynı kefeye konmamalı), geçtiğimiz ay neler olduğunu kısa cümlelerle anlatmaya karar verdim, buyrun...

Diyordum ki, "sudo libdb-4.5.so bulunamadı diye hata veriyor" diyen Gökmen, yazamama sebeplerinden biri oldu. Sona bu kadar yaklaşmışken, yazılanları silmek olmaz. Bu da "yazamamak" hakkında bir yazı olarak defterimde bulunsun.

10 Nisan 2009 Cuma

Ahenk 2.0'a Doğru

Pardus'un uzaktan yönetim çatısı Ahenk'in yeni sürümü için çalışmalara başladık. İlk sürümde, istemcilere ait politikaların LDAP'ta tutulduğu, istemcilerin kendilerine (ve bağlı oldukları gruba) ait politikaları belirli aralıklarla çektiği ve politikaların COMAR ile uygulandığı basit bir yapı kullandık, kurulum zorluğu ve arabirimin kullanışsız olması dışında ciddi problemlerimiz olmadı.

Mevcut sürüm, ajan uygulamasında yapılacak ufak COMAR değişiklikleri ile 2008/2009'da çalıştırılabilir durumda. Paket yönetim modülüne uzaktan paket kurma/kaldırma desteğini eklemek (ilk sürümde sadece güncelleme desteği vardı) ve servis modülünü hayata geçirmek elzem görünüyor ilk adımda. Sonrasında ise yapılması gereken değişikliklerden aklıma gelenler şöyle:

Politikaların anında uygulanabilmesi ve gerektiğinde istemciden anlık bilgi alabilmek için server-push desteği. Tek başına (Open)LDAP ile yapamayacağımız bir şey bu. İstemcilerin politika alma frekansını artırabiliriz elbet, ancak istemci sayısının fazla olduğu ortamlarda trafik yükü de artar. LDAP'la birlikte Jabber kullanmak geliyor aklıma, sevdiğimiz bir protokol kendisi. Uçlarda çalışacak ajan uygulamasına Jabber istemcisi eklemek yetiyor, İksemel'imiz, Piksemel'imiz varken oldukça kolay bir iş :)

Yönetim arabiriminin bir çeşit LDAP editörü olmaktan öteye gitmesi gerekiyor bir de. Ahenk'in ilk yönetim arabirimi Lider'in yetenekleri sınırlı, arayüzü kullanışsız. Server-push desteği için Jabber özelliklerine sahip olmalı, elbette daha fazlası yapılabilir bu enfes protokol ile.

İlk sürümde bulunan paket, kullanıcı hesapları ve servis yönetim politikalarının yeterli olmayacağı aşikâr. Muhtelif kurum ve kullanıcılarla yapılan toplantı ve sohbetlerde hangi işlerin uzaktan yönetilmesi gerektiği ortaya çıkıyor, bunların ne olacağı başka bir blog girdisinin konusu olsun...

01 Nisan 2009 Çarşamba

Bizimle Çay İçmek İster misiniz?

UEKAE bahçesinde bizimle her sabah ve öğlen çay içmek; bir yandan da 2009 staj projelerinden biri ya da bizim aklımıza gelmeyen ancak faydalı olacağını düşündüğünüz başka bir proje üzerinde çalışarak Pardus'a katkıda bulunmak istiyorsanız, her sene olduğu gibi bu sene de başvurularınızı staj@pardus.org.tr adresine gönderebilirsiniz. Şimdiden başarılar.

Programcılar Nasıl CV Okur?* belgesi bizim için de geçerli, okumanızı öneririm :)

* Steve Hanov'un günlüğünden.

31 Mart 2009 Salı

Büyümeye Devam...

Bölünerek çoğalmaya devam ediyoruz. Geliştiricilerimizden Mete Alpaslan, bundan böyle çalışmalarına UEKAE çatısı altında devam edecek. Ofisimize hoş geldi, sefalar getirdi.

Ben de bu haftadan itibaren görevime tam zamanlı olarak devam edeceğim, eylemlerim şiddetini arttırarak devam edecek, iyi seyirler.

18 Şubat 2009 Çarşamba

2009 Planları

En iyi fikirler, bilgisayar başında olmadığım zamanlarda gelmiştir hep. Bugün de öyle olmasını umarak, defterimi alıp dışarı çıkıyorum, aklımda bir dizi 2009 planıyla.

Listenin başında, ilk sürümden bu yana fazla değiştirmediğimiz Network Manager var. Yeni yılda, yeni sürümde bağlantı profilleri anlayışı biraz değişecek. Kurulmasını istediğiniz bağlantıları tek tek seçmek yerine, bulunduğunuz mekanı seçeceksiniz (ya da o kendi bulacak), mekan ile ilişkilendirilmiş bağlantıları kuracak, güvenlik duvarı ayarlarını yapacak. Mekana bağlı diğer görevler de dahil edilebilir bu sisteme, elbette.

Arayüz mock-up'larıyla dönerim belki, kim bilir?

05 Ocak 2009 Pazartesi

Kartepe'de ÇOMAR Günleri

Bitirme tezine son kez göz atacak, ufak tefek hataları düzeltecek ve sunumda kullanmak üzere notlar çıkarmak üzere kendimi (kayak merkezi değil, ilçe olan) Kartepe'deki evime kapattım. "Şuraya biraz daha açıklama", "şuradaki kodda biraz düzeltme" derken tezin yarısından fazlasını yeniden yazarken buldum kendimi. Kod dışında bir şeyler yazmayı özlemişim açıkçası, eğlenceli bir deneyim oldu.

Yarın tezin son halini danışmanıma teslim edecek ve -nihayet- mezuniyet yolunda son düzlüğe gireceğim, mutluyum. Tez konusu, bir yıldan uzun süredir geliştiriciliğini üstlendiğim, Pardus'un yapılandırma yöneticisi ÇOMAR. Hakim olduğum bir konuda tez yazmak iyi bir fikirdi ve eğlenceliydi, umarım tez savunmam da yazma aşaması kadar rahat ve eğlenceli olur...

29 Aralık 2008 Pazartesi

Resminizi Kim Çalmış?

Resim değil, fotoğraf o dediğiniz. Kim çalmış bilemezsiniz, takip de edemezsiniz... 1 arkadaşınız bile davetinizi reddederse, fotoğrafınızı kimin çaldığını söyleyemiyormuş sistem. Akıllıca... Herkesin listesinde en az bir aklı başında adam vardır nasılsa, "ben herkesi davet ettim ama yine de öğrenemedim resmimi kim çalmış" diye kimse dolaşamıyor ortada. "Kim silmiş?" grupları da aynı kefede. Fotoğrafınızın hangi sitede kullanıldığını bulacağını iddia eden gruplar türemiş bir de, bravo.

Ayrıca:

  • Facebook'ta bir gruba üye olduğunuzda, birinin sizin için ağaç diktireceğini, ya da birine bağışta bulunacağını sanıyorsanız, salaksınız.
  • Facebook Gold diye birşey (henüz) yok. Olursa başvurunuzu "FACEBOOK GOLD ÜYE" grubunda değil, hesap ayarları kısmında yaparsınız.
  • Türkiye grubuna 100000 kişi katılmazsa Facebook'un kapatılacağı falan yok.
  • Artık davet falan göndermeyin, baydı vallahi.

19 Aralık 2008 Cuma

Saat 5 olmuş

Saat 5 olmuş, mesai bitmiş, bugün yapılacaklar listesi bitmemiş. Cuma trafiğine takılıp işlere 2 saat ara vermek yerine (Cuma günü olsa da, yapılacak listesinde bir şeyler varsa yapılır) mesaiye kalmaya ve işleri bitirmeye karar verdik. İyi de ettik.

Katie Melua o harika sesi ile şarkılar söylemekte, bir yanda Qt/KDE paketleri elden geçirilirken, diğer yanda depodaki bir kod geliştiriciler tarafından incelenmekte, geliştiricisine geri besleme verilmekte, aynı anda geliştirici listesine mesajlar düşmekte, bize yalnız olmadığımızı göstermekte...

16 Aralık 2008 Salı

Paket Süreçleri

Yapılan bir paketin son kullanıcıya ulaşma süreci, geliştiricinin paketi inceleme deposuna koyması ve paketler(at)pardus.org.tr adresine bir inceleme talebi göndermesi ile başlıyor. Paket, paketler listesini takip eden tecrübeli paket geliştiricilerinin en az ikisinin onayını aldıktan sonra, paketin geliştiricisi tarafından geliştirme deposuna taşınıyor.

Geliştirme deposundaki paketler derlenmiyor, bir sonraki Pardus sürümüne girmek üzere beklemeye alınıyor. Paketin, mevcut ya da eski Pardus sürümleri için derlenmeleri için, sürümlere ait kaynak depolara (2007, 2008) aktarılmaları gerekiyor. Bunun için ise, stable(at)pardus.org.tr'ye (kararlı depo listesi) paketin neden o sürümde bulunması gerektiğin bildiren bir eposta atılması gerekiyor. Uygulama aktif olarak geliştiriliyorsa, Türkçe sorunu yoksa ve gerçekten ihtiyaç duyuluyorsa ilgili depoya kopyalanıyor. Bu aşamadan sonra, depoya ait derleme tarlasında paket derleniyor ve ikili paketler test deposuna (2007-test, 2008-test) kopyalanıyor. Test deposunu kullanan deneyimli kullanıcılar ve geliştiricler, paketi hemen kurup deneyebiliyor.

Burada bir hatırlatma yapayım: Geliştirme deposunda yapılan değişiklikler de bu adımdan sonra aynı "aktarma" sürecinden geçiyor ve önce test deposuna giriyor. Yapılan güncellemeler, sistemi kullanılmaz hale getiren hata(lar) içerebileceği için, "en son sürümü önce ben kullanayım" diyerek test deposu kullanmak kesinlikle kötü bir fikir.

Makul bir süre test deposunda bulunan paketler, geliştirici listesinde yapılan bir oylamadan geçiyor. Güncellemeyi yapan geliştiriciden ve testçilerden onay alan paketler, kararlı depolara (2007, 2008) alınarak kullanıcılara sunuluyor.

Şu sıralar, kararlı depoya geçiş süreci geliştirici e-posta listesinde tartışılıyor. Sürecin son halini Kararlı Depo Süreci belgesinde bulabilirsiniz. Paket değişikliklerinin kararlı depoya aktarılması, ikili paketlerin onaylanması ve bütünlük testleri gibi işlerin mümkün olduğunda otomatize edilmesi için bir web uygulaması yazmaya başladık bile. Uygulamayı her zaman olduğu gibi, Uludağ deposunda bulabilirsiniz.

Şimdilik bu kadar.

13 Aralık 2008 Cumartesi

Bir Küp Vişne

kim varsa,
olsa dediğim yanımda,
ya bavulunu toplamakta,
ya da zaten uzakta...

Vişne şarabı ve hellim peyniri eşliğinde gece şiirleri, bölüm bir.

05 Aralık 2008 Cuma

Gün Batımını Beklerken

güneş henüz doğmuşken, batmaya niyetlenmiş,
bulutlar bu batışı, insanlardan gizlemiş...

kısa aralıklarla, hafif rüzgârlar esmiş,
gökyüzüne bakanlar, "geçer" deyip yürümüş.

zaman ilerledikçe, birden soğuk bastırmış,
insanlar sokaklara, bir bere alıp çıkmış.

hava dönerken kışa, insanlar eve kaçmış,
mevsim yazdı derken, bir kıyamet yaklaşmış.

kimseler gitmez diye, tiyatrolar kapanmış,
doğalgaz tükenince, kitaplıklar yakılmış.

sokakta yürüyenler, deli diye taşlanmış,
pencereden bakanlar, sopayla korkutulmuş.

yaşanırken felaket, televizyonlar açıkmış,
futbol-magazin derken, herkes kışı unutmuş.

kararırken gökyüzü, hiçkimse farketmemiş,
zifiri karanlıkta, herkes uykuya dalmış...

Yazalı bir sene olmuş neredeyse, bendeki umutsuzluk devam etmekte yine...

02 Aralık 2008 Salı

Things will change, tings won't

Son 6 aydır evde, ofiste, sokakta dinlenenler:

  • Redd
  • Gripin
  • Ortaçgil
  • Aslı

Tüm albümler, konserler dahil. Son haftalarda Teoman'ı da kattık listeye. Farklı bir şeyler dinleyelim, farklı albümler bulalım derken duyduk ki Redd'in yeni albüm çalışmaları başlamış. Bir 6 ay daha aynı tınıları duyacağız sanırım.

Başlık Lee Hooker'dan.